16 Kasım 2013 Cumartesi

Paris / Gezi Stajı - 15.Gün (13.09.2013)

Artık dönüş günü geldi. Bu gün de hava alanında gördüğüm ve iyi bir tasarım elemanı olduğunu düşündüğüm havalandırma elemanını paylaşmak istedim. Paris her şeyiyle çok etkileyici ve güzel bir şehir, herkese her şeyiyle öneririm. 

Paris / Gezi Stajı - 14.Gün (12.09.2013)

Paris gezimin son gününde Zafer Takı'nı daha yakından görme fırsatım oldu. Bu yapı Napolyon tarafından Austerlitz zaferinden sonra yaptırılmıştır. Bu yapı askerleri yüceltmek için ve de
Fransa'nın yüceliğini
göstermek için
yapılmıştır. İçinde
1923 yılından beri
sönmeyen meçhul
asker mezarının
alevi yer almaktadır.
Bu yapı da Paris'in
büyük aksının içinde
bulunmaktadır ve de
oldukça yoğun
ziyaretçi almaktadır.
Akşam ise Eyfel
Kulesi'nin ışık
gösterisini izledim.
Bu ışık gösterisi
her saatbaşı
yapılmakta ve bütün
Paris için görsel 
bir şölen 
oluşturmaktadır. 








Paris / Gezi Stajı - 13.Gün (11.09.2013)


Bu gün daha önceden sokaklarında dolaştığım Paris'i nehirden görme ve inceleme fırsatı buldum. Köprüler bile işlevleri dışında üzerinde çok zaman harcanılarak düşünülmüş ve işlenmiş. Köprüler dışında da Paris'i nehirden görmek, gezmek de çok güzeldi.









Paris / Gezi Stajı - 12.Gün (10.09.2013)




Paris'te bulunduğum günlerden en soğuğunda yine Günkut Hocamızın bize gösterdiği, uçan payandalarıyla ünlü ve de gotik bir eser olan Notre Dame Katedrali'ne gittim. Katedral her şeyiyle gotik akımının öncülerinden. Bu katedrale giderken üzerinde kilitlerin bulunduğu bir köprüden geçiyorsunuz. İnsanlar 
dilek tutup dileklerini
buraya kilitliyorlar
ve anahtarları nehire
atıyorlar. Katedrale
yaklaştıkça biraz
havanın kapalılığı
biraz da gotikliğin
sonucu olarak insan
anlaşılmaz bir korku
hissediyor. Katedralin
cephelerinde bulunan
yaratık figürleri de
bu korkuyu iyice
arttırıyor. Katedral
ve çevresi dini
figürlerle çevrili
ve yapı çevresiyle
beraber oldukça
etkileyici. 



Paris / Gezi Stajı - 11.Gün (09.09.2013)



11.günde Paris'in, Fransa'nın sembolü olan Eyfel Kulesi'ne geldim. Eyfel kulesi ismini Gustave Eiffel'del almıştır. Yapı 1889 yılında Fransız Devrimi'nin 100. yılında, fuarın
giriş kapısı olarak,
tamamıyla demirden inşa
edilmiştir. Eyfel'in
tepesine çıktığınızda
tüm Paris'i
ayaklarınızın altına
alıyorsunuz. Yeni
Paris, eski tarihi
binalar, Sen Nehri
sizi karşılıyor
Eyfel'in tepesinde.
Kesinlikle gidilmesi
gereken çok özel bir
yapı.   








Paris / Gezi Stajı - 6-7-8-9-10.Gün (04/05/06/07/08.09.2013)

Hayatımda en çok etkilendiğim yere geldi sıra. Normalde çok fazla tarih seven, tarihle ilgilenen bir insan değilim. Ama bu müze beni 5 gün boyunca her gün aynı yolu hiç sıkılmadan 
gelmemi sağlayan bir 
yer oldu. Louvre Müzesi
her şeyiyle, her
parçasıyla inanılmaz
bir yer. Müze mimari
olarak çok etkileyici.
Eskiden saray olarak
kullanılan bina daha
sonra müzeye çevrilmiş.
Bu müzenin tam
ortasında yeni inşa
edilmiş camdan piramit
var, piramidin içinde
de oldukça soyut,
hiçbir eserin önüne
geçmeyecek bir heykel
var. Louvre müzesinin
mimari olarak başka
ilginç kısmı da İslam
eserlerinin üzerinde
bulunan üçgensel
elemanlardan oluşan
kabuk. Bu kabuk da
yine cam piramit
gibi tarihi dokuya
karşıt bir tasarım
uygulamasıyla yapılmış.
Binanın içi de saraya
uygun olarak oldukça
bezemeli ve süslü bir
yapıya sahip. Mimarisi
dışında müzede tüm
dünyanın şu ana kadar
oluşmuş tüm
medeniyetlerinden
eserler bulunuyor.
Gerçekten de tüm
dünyadan eserleri bu
müzede bulabilirsiniz.
Osmanlı'dan Güney
Amerika'ya, Afrika'dan
Avrupa'ya tüm
medeniyetlerin tarihini
anlatan çokça eser var.
Bu eserlerin sadece
reklamatik yüz olarak
en bilineni Mona Lisa
tablosu. Gerçekten de
Mona Lisa Tablosu'nu
görünce hayal kırıklığına
uğradım çünkü tablo
oldukça küçük bir tablo.
Bu tablonun karşısında
Mona Lisa'nın büyüklüğünden
kat ve kat büyük tablolar
var. Çok daha etkileyici
tablolar. Mona Lisa
hikayesi ve akımlar
bakımından çok ilginç
ama açıkçası çok daha
etkileyici eserler
gördüm bu müzede.
Müzenin tüm eserlerini
anlatmak, açıklamak
mümkün değil. Büyüklüğü
şöyle anlatılabilir,
müze 7 ana bölümden
oluşuyor ve her bölüm
Türkiye'de ortalama
bir müzenin yaklaşık
25 katı büyüklüğünde.
O yüzden çektiğim farklı
medeniyet eserleri
resimleriyle elimden
geldiği kadar
yaşanmışlıklarımı
paylaşmak istedim.